Browse By

Dürüm

Gece saat 2, bir dürümcüdeyim…
Soğuktan donmuşum, ayak parmaklarım donmuş. Dürümcüye girip en sıcak neresi diyorum, ocağın yanına oturtuyorlar. Ne yersin abi? Urfa dürüm..
Petrol ofisinin yanında, işlek bir kavşakta 7/24 açık bir dürümcü. Dürümcü neden 7/24 açık olur ki?
Arkada çok kaliteli slow eski müzikler çalıyor. Çalışanlar doğulu, abi abi diye sarıyor etrafını elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. Salatalar geliyor önce masaya. Turşu, lahana ve mevsim salatası. Dürümü yapan ustayı izliyorum bir yandan. Sardıktan sonra kömürüm üzerine atıyor dürümü, sonra hızlıca masama geliyor. Aralarında atışıyorlar. Televizyon var, kameralar açık 16 kamera var, çok fazla ya, ne gerek var diye düşünüyorum.
Çay vereyim abi diyor, bi düşünüyorum ya kötü çıkarsa ama öyle güzel teklif ediyor ki açık bir çay alayım madem diyorum. Çay güzel çıkıyor ve içimi çok güzel ısıtıyor. Çayı içerken gözlem yapıyorum, bir yandan mayışıyorum tabi. Bir tane çocuk garson çatalları peçeteye sarıyor, önünde yüzlerce çatal, angarya işi midir acaba nedir diye düşünüyorum. Ocaktaki ustalar sipariş olmadığı için sohbet ediyor telefonla birbirlerine bir şey gösteriyorlar. Patron köşede bir masada oturmuş birisiyle konuşuyor. Birden aklıma petrol ofislerinin yanlarında bu tarz mekanların olduğu geliyor.
Çayım bitiyor kalkıyorum, afiyet olsun abi diyor yaklaşık 50 yaşlarındaki adam. Elinize sağlık diyorum. Neden abi diyor ki acaba diye düşünüyorum babam yaşındaki adam… kasada ödeme yaparken patrona soruyorum, bu müzikler radyodan mı yoksa çalma listesi mi yaptınız? Biz bu tarz müziklerin olduğu radyoları açıyoruz hep diyor. Radyo alaturka, Pal Nostalji ve Uludağ Fm açarız hep diyor. Teşekkür ediyorum ve çıkıyorum. Şansıma taksi denk geliyor, durdurup biniyorum. Fiş var mı araçta diyorum, var abi diyor, Divan’a gidicez diyorum. İnmeden fişimi kesip veriyor, güvenliklere selam verip siteye giriyorum apartmanın kapısını açıyorum karşımda bir kedi, hep olur ya zaten ona bir kaç sevgi sözcüğü fırlatıp asansöre biniyorum. Çantamı çıkarıp dizimin üstüne alıyorum anahtarı çıkarıyorum. Bir yandan da yandaki komşular ses yapmıyorlar artık çok şükür diye içimden geçiriyorum. Eve giriyorum istemsizce mutlu oluyorum. O zor günün sonu geliyor artık, huzur alanım, konfor alanım evimdeyim artık. Ev hafif ılık, ısıyı hissettikçe şükrediyorum. Sadece servisten indim, bir şeyler atıştırıp eve geçtim diyebileceğim bir süreçte ne kadar yoğun düşünceler içinde olduğumu düşünüyorum. Bilmiyorum belki de çok düşünüyorum, hem de bu saatte.
Saat oldu iki kırk beş
Hadi Allahaısmarladık!
*Bir gece yaşadıklarımı kaleme almak istedim. Bu da burada kalsın..
10.12.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enter Captcha Here : *

Reload Image

test